Fihrist
Kitaplar
Asa-yı Musa

   Evet, Kur’an’ın hitabı, evvelâ, Mütekellim-i Ezelînin rububiyet-i âmmesinin geniş makamından, hem nev-i beşer, belki kâinat namına muhatap olan zatın geniş makamından, hem umum nev-i beşer ve benî-Âdemin bütün asırlarda irşadların gayet vüs’atli makamından, hem dünya ve ahiretin, arz ve semavatın, ezel ve ebedin ve Hâlik-ı kâinatın rububiyetine ve bütün mahlukatın tedbirine dair kavanin-i ilâhiyenin gayet yüksek ihatalı beyanatının makamından aldığı vüs’at ve ulviyet ve ihata cihetiyle, o hitap öyle bir yüksek i’cazı ve şümulu gösterir ki, ders-i Kur’an’ın muhataplarından en kesretli taife olan tabaka-i avamın basit fehimlerini okşayan zâhirî ve basit mertebesi dahi en ulvi tabakayı da tam hissedar eder. Güya kıssadan yalnız bir hisse ve bir hikâye-i tarihiyeden bir ibret değil, belki bir küllî düsturun efradı olarak her asra ve her tabakaya hitap ederek taze nazil oluyor. Ve bilhassa çok tekrar ile 

اَلظَّالِمٖينَ

اَلظَّالِمٖينَ

deyip, tehditleri ve zulümlerinin cezası olan musibet-i semaviye ve arziyeyi şiddetle beyanı bu asrın emsalsiz zulümlerine Kavm-i Âd ve Semud ve Firavun’un başlarına gelen azaplarla baktırıyor. Ve mazlum ehl-i imana İbrahim ve Musa aleyhimüsselâm gibi enbiyanın necatlarıyla teselli veriyor.

   Evet, nazar-ı gaflet ve dalâlette, vahşetli ve dehşetli bir ademistan ve elîm ve mahvolmuş bir mezaristan olan bütün geçmiş zaman ve ölmüş karnlar ve asırlar, canlı birer sahife-i ibret ve baştan başa ruhlu, hayattar bir acib âlem ve mevcut ve bizimle münasebettar bir memleket-i rabbaniye suretinde, sinema perdeleri gibi kâh bizi o zamanlara, kâh o zamanları yanımıza getirerek her asra ve her tabakaya gösterip yüksek bir i’caz ile dersini veren Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan, aynı i’caz ile nazar-ı dalâlette camid, perişan, ölü, hadsiz bir vahşetgâh olan ve firak ve zevalde yuvarlanan bu kâinatı bir kitab-ı samedanî, bir şehr-i rahmanî, bir meşher-i sun-i rabbanî olarak o camidatı canlandırıp birer vazifedar suretinde birbiriyle konuşturup ve birbirinin imdadına koşturup nev-i beşere ve cin ve meleğe

Sayfalar
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279280281282283284285286287288289290291292293294295296
Lügat